|
|
 Asım Can Yılmaz
22 yıl aradan sonra Böyle Saçmalık Görmediniz oyunuyla
tekrar sahnelere dönen ele avuca sığmaz oyuncu üçüncü cemre tadında. Her an bir
yere düşecek-kayacak gibi. Hayranları da onu tekrar kaybetmeye hiç niyetli
değil. Sahnede göründüğü an usta oyuncu Yılmaz’a özgü çıkardıkları garip
seslerle ona olan sevgililerini gösteriyor, hatta aşırıya kaçıp zaman zaman
oyunu bile bölüyorlar.
5 ve 6 yaşlarında Hansen ile Gratel’deki Hansen’in en yakın
arkadaşı Olis Radebe rolüyle iki sene üst üste “yılın çocuk sanatçısı” seçilen
Asım Can Yılmaz, Hansen ve Gratel’in döktüğü ekmek kırıntılarını kirpikleriyle
toplama sahnesiyle uzun süre hafızalardan silinmemişti. Sonra sahnelere küstü.
Bıraktı. Ama şimdi tekrar aramızda… Kaybolan yıllarını en iyi onun sözleri
açıklıyor; “Sahneye küsmek, aşık olduğunuz kişiyi burnundan öpememek gibi.
İkisini de her hatırladığınızda omurilik soğanınız sızlıyor.”
 Erman Odabaş
Kurallara sıkı sıkıya bağlı insanlar bazıları tarafından
sevilmez… İnandıkları, doğru bildikleri için savaşanlar, onu koruyup bir
sonraki nesle bırakmayı amaçlayanlar bazıları tarafından geri kafalı olmakla
suçlanır. Gelenekleri yaşatmaya çalışan insanlar bazıları tarafından alay
malzemesi olarak kullanılır. Erman Odabaş’tan söz ediyoruz. Tiyatronun tiyatro
gibi oynanmasına neredeyse hayatını adadı. Anadolu’nun her köşesini karış karış
gezerek postacının bile uğramadığı ücra köylerde dolandı durdu 6 yıl. Devlet
yardımı olmadan yaptı üstelik bunu. Tek amacı, hayatında tiyatro görmemiş
insanlara ve özellikle de çocuklara tiyatronun ne olduğunu göstermek,
tiyatrodaki dejenerasyonu önlemekti. Eşi dostu başta olmak üzere birçok şey kaybetti
bu yüzden.
Karden Sonay’ın onun için yazdığı “Tiyatrodan Çıkar Çıkmaz”
kitabında bu dönem için şöyle diyor Odabaş, “O günlere dönüp baktığımda şunu düşünüyorum;
Bir daha yapar mıydım aynı şeyi? Bir daha yapar mıydım? Hep bu soruyu soruyorum
kendime. Ve verdiğim cevap hiç değişmiyor. Yaparsın be Erman… Yine aynı şeyi
yaparsın… O çocukların gözlerindeki golf stream akıntısını gördün ya sen artık
uslanmazsın” İşte böyle bir sanatçı Erman Odabaş…
 Can Kaya
(1988- ? )
“Unutmadık… Unutturmayacağız…”
|
|
|
|
 Meltem Gergin
Son üç şükran gününü de Amerika’nın Conneticut eyaletinde
amcasının çiftliğinde geçiren Meltem Gergin, ülkemize yeni yeni uyum
sağladığını söylüyor. Tabii bu sözlerini mütevazi kişiliğine yormak gerek.
Bunun başka bir açıklaması olamaz çünkü.
Zira Massachusetts’teki “Purple Orange” yortusunda Dehov’un “Elmalı
Bahçe” oyunundaki “Martha” rolüyle üç dalda ödül alan Gergin, burada da benzer
bir alçak gönüllük sergileyerek ödülü kasabanın şerif yardımcısına ithaf
etmişti.
12 yaşında Türkiye’den ayrılıp Meksika’ya kaçan, daha sonra
başta Panama, Sudan, Filipinler olmak üzere birçok ülkede gezici tiyatrosuyla
bulunan sanatçı, oyunculuk yaşamını bundan sonra Türkiye’de sürdürme ihtimali
yüksek.
Meksika’nın Guadalajara şehrinde yaşayan ve sadece bu oyun için ülkemize
gelen Gergin, gala gecesi domuz gribi yüzünden hayatını kaybeden kahyası,
dadısı, seyis yamağı, peder Almilov ve üç domuzunun haberiyle sarsılmasına
rağmen muhteşem bir performans sergilemişti. Oyun sonrası gözyaşlarını
tutamayarak, “Show must go on… İçim kan ağlasa da devam etmeliydim. Biz böyle
gördük çünkü. Siz gülerken, alkışlarken ben…” deyip sözlerini tamamlayamadı.
Meltem Gergin’e yakın kaynaklar bir daha Meksika’ya dönmesinin zor olduğunu
söylüyor.
 Murat Diler
“Yan Mahallenin Oğlanları” dizisindeki “Oğlak Samim”rolüyle
her hafta evlerimize konuk olarak tüm Türkiye’ye kendini sevdirmeyi başaran,
özellikle de nalburlar tarafından aşırı ilgi gören Murat Diler, bu sefer
bambaşka bir karakterle izleyicilerin karşısında. Kendine has mimikleri,
jestleri ve tonlamalarıyla sahne oyunculuğunu çok farklı bir yere taşıdığı
konusunda eleştirmenler hemfikir. Marjinal yaşam tarzıyla sık sık basına
malzeme olan sanatçı, uzun yıllar Hollanda’da yaşadığı için oyunculuk tekniği
olarak Willem 2 akademisi ekolünden bir hayli etkilenmiş. Aksanlı ve yumuşak
konuşması da yine aynı şekilde Hollanda’da yaşadıklarından kalma… Ve hayranları
da asıl bu özelliğine deli oluyor…
|
|